güzel anlamlı sözler 2021, en manalı güzel sözler 2021

Montaigne Sözleri

Montaigne Sözleri Sayfamızda, ünlü deneme yazarı Montaigne’den seçtiğimiz güzel 100 söz, Montaigne denemeler kitabından alıntı sözler yer alır


1- Bütün günler ölüme gider; son gün varır. “

2- Saadet bile haddini aşarsa azap olur.

3- Her yerde olan hiçbir yerde değildir. (Martialis )

4- Fatihlerin en zalimi olan Selim üstüne yazılanları okurken çok şaşırdım. Mısır’ı aldığında Şam şehrini bolluk ve güzellikle saran eşsiz bahçelere askerlerinden hiçbirinin eli değmemiş, hem de kapıları kapalı değil açık olduğu halde.

5- Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden yoksun kalınca,
Hiçbir zevki tatmamaya karar verdim.

6-Alışkanlıklar köleliğin farklı bir biçimidir.7- Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü, her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.

8 -İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır.

9- Allah beni kendimden korusun.

10- Paranın saklanılması kazanılmasından daha zahmetli bir iştir.

11-Herkes önüne bakar, ben içime bakarım; benim işim yalnız kendimledir. Hep kendimi gözden geçiririm, kendimi yoklarım, kendimi tadarım

12-Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun

13-Zekanın en çok görülen işaret ve belirtisi neşedir.

14-Bir hareketin getirdiği yarara bakarak karar vermek bu hareketin dürüst ve güzel bir hareket olduğunu ispat etmez.

15-Bir şeyi ezberlemek, bilmek demek değildir.

16-İnsan yaşamı denen yolculukta benim bulduğum en iyi destek kitaplardır ve ondan yoksun insana acırım.

17-Sen sözün ardından koşma, o senin ardından koşsun

18-Adaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur.

19-İnsan sevincini büyüterek anlatmalı, üzüntüsünü kısaltarak.

20-Adaletin olmadığı yerde ahlaktan bahsedilemez

21-Zamanında nice dönek, ikiyüzlü, karışık insanlar gördüm ki, dünya işlerinde benden daha tedbirli oldukları halde, benim kurtulduğum felaketlerden kendilerini kurtaramadılar.

22-İnsan yalnız sözle insandır ve yalnız sözle bağlanırız birbirimize.

23-Ah bir dost! Eskiler dostluğun sudan ve ateşten daha zorunlu ve daha tatlı olduğunu söylerler, ne doğru.

24-Dünyada insanlığını bilmekten, insanca yaşamaktan daha güzel, daha doğru bir iş yoktur. Bilimlerin en çetini de bu hayatı iyi yaşamasını bilmektir.

25-Ömür boyu yanıbaşımda, her yerde elimin altındadır. Kitaplar yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni. Sıkıntılı bir avareliğin baskısından kurtarır, hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim zaman ayırıverirler beni.

26-‘Kitabımı benim yazdığım kadar, kitabım da beni yazdı.”

27-Senin herkesten beklediğin muamele, herkesin de beklediği muameledir.

28-Romalılar da halkı yiğit
yetiştirmek, tehlikeleri ve ölümü hoş görmeye alıştırmak için o
korkunç oyunlara başvuruyorlardı. Gladyatörler herkesin gözü önünde
savaşıyor, birbirini yaralayıp öldürüyorlardı.

29-Her şerefli insan, vicdanını yitirmektense, şerefini yitirmeyi yeğ görür.

30-Söz aramızda, göklerde dolaşanların düşünceleri ile yeraltında yaşayanların adetleri arasında her zaman garip bir benzerlik görmüşümdür.

31-Dünyadaki en bilge insan, kendisine ne bildiği sorulduğunda, tek bildiği şeyin hiçbir şey bilmediği olduğunu söyleyendir.

32-İnsan hayatı denen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım.

33-Eğitim görmüş halkı bir yöne sevketmek kolay, sürüklemek güçtür, idare etmek kolay, köleleştirmek imkansızdır.

34-Ölümün bizi nerde bekIediği beIIi değiI, iyisimi biz onu her yerde bekIeyeIim.

35-Zaman, en kötü günü bile bitirir.

36-Doğa bunu böyle istiyor. Bize diyor ki: «Bu dünyaya nasıl
geldiyseniz, öylece çıkıp gidin. Ölümden hayata geçerken
duymadığımız kaygıyı, hayattan ölüme geçerken de duymayın.
Ölümünüz varlık düzeninin, dünya hayatının koşullarından biridir.

37-Bir insanı kendi kendisi üzerinden yargılamak gerekir; etrafındakilerle değil

38-İnsanlar anlamadıklarına daha çok inanırlar.

39-Duymak düşünmekten daha az üzer bizi. ”

40-Düşünmekten utanmıyorsan, söylemekten de utanma. Konuşulacak yerde susmak kendini hiç etmektir.

41-Hayatının değeri uzun yaşanmasında değil, iyi yaşanmasındadır.”

42-Öyle ayrıdır ki, insanın aklındakiyle kaderin planladığı.

43-Yaşamayanlar için, zamanın uzunu kısası yoktur.”

44-En büyük en onurlu eserimiz doğru dürüst yaşamaktır.

45-Hayat kendiliğinden ne iyi, ne kötüdür: Ona iyiliği, kötülüğü katan sizsiniz…

46-Eğitimin insanı bozmaması yetmez, daha iyiden yana değiştirmesi gerekir.

47-Ressamlardan öğreniyoruz ki ağlarken ve gülerken yüzümüzde beliren çizgiler ve hareketler aynıymış. Gerçekten, resim henüz bitmeden bakacak olursanız çehre ağlayacak mı, gülecek mi bilemezsiniz. Daha garibi var: Gülme son sınırına varınca gözyaşlarıyla karışır.

48-Kim bilmez ki delilik, özgür bir kafanın yiğitçe çıkışları, yüce ve görülmedik bir erdemin ortaya attıklarıyla çok yakın kapı komşudur.

49-Bize yaşamayı ömür geçtikten sonra öğretiyorlar.

50-Sahibine göre değişir bir şeyin değeri,
Zarar görürse kötüdür, yarar görürse iyi

51-Kimse erdemsiz mutlu olamaz, Erdem de aklın dışında değildir; akılda insandan başka varlıkta yoktur.

52-İnsan kötü şeyleri, bilmediği beceremediği için değil, canı istemediği için yapmamalı.
Kötülük etmeyi istememek başka, bilmemek başkadır.

53-Bir devleti hiç bir şey yenilik kadar rahatsız etmez: değişiklik hep kötülüğe ve zorbalığa yol açar.

54-Doya doya yaşamak yılların çokluğuna değil, sizin gücünüze bağlıdır.

55-İyi niyetlerin, ölçüsüzce yönetildikleri zaman, insanları çok kötü sonuçlara götürdüğü oluyor.

56-Kimse cimri olduğunu, kıskanç olduğunu kabul etmez. Körler hiç olmazsa bir yol gösterici isterler; biz kendi kendimizi sokarız yanlış yollara. Benim yükseklerde gözüm yoktur, ama Roma’da başka türlü yaşanmaz, deriz; ben gösteriş sevmem, ama şehir öyle istiyor, deriz; öfkeliysem, güvenli bir hayat kuramadıysam suç bende değil, gençlikte, deriz. Dışımızda aramayalım kötülüğü, içimizdedir o; ciğerimize işlemiştir. Hasta olduğumuzu bilmemekte iyileşmemizi zorlaştırıyor. Kendimizi erkenden bilmeye başlamazsak, nasıl baş ederiz bunca dertler, bunca kötülüklerle?

57-Ve susmada bile
Sözler, yalvarmalar vardır.

58-İnsan önce kendini ve ruhunu sıkan ağırlıktan kurtulmazsa ağırlık her harekette daha da ağırlaşacaktır.

59-Bana mesken olan toprak,
Sende savaş belirtileri var.
Savaşa hazırlanıyor bu sürüler, bu atlar.
Ama biz bunların sabana koşulduğunu da gördük
Aynı boyundurukta yürüdüklerini de ;
Barış umudumuz yok olmuş değil yine.

60-O kadar yükseklere çıkmışım ki insanlarla alışverişim kalmamış, birbirimizden çok ayrılmış, çok uzaklaşmışız.

61-Yaşlanmanın, yüzümüzden çok, aklımızda kırışıklıklar meydana getireceğinden korkarım.

62-Akıl ve ruhça zayıf insan tartışmamalı!

63-Aristoteles’e göre, hiçbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez; doğru hiçbir zaman yanlışa yer vermez. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çok defa gururdan değil budalılıktandır.

64-Örnek olsun diye verilen her cezada kamunun yararına ve bireyin zararına bir adaletsizlik vardır.

65-“Ancak gösteriş ve kibirden kurtularak bilge kişi olunabilir.”

66-Unutmayın, hayatta gölge geçer, ışık kalır

67-Yasa yasaklamıyorsa, vicdan yasaklar.

68-İnsanın özünde soyluluk olacak, yoksa dünyanın tacını başına geçirseler yine çıplak kalır.

69-Ama nasıl şükrediyorum tanrıya, varımı yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kıldığı için! Nasıl yalvarıyorum ona gece gündüz beni hiçbir zaman, kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye!

70-İnsanlar her şeyi başka başka gözler, başka başka düşüncelerle görürler.

71-Halkı bir tek insan, bir tek insanı bütün halk gibi gör

72-Daima zincirlerimizi kendimizle taşırız; gözümüz de hala arkada kaldığında ve kafamıza takılan bir çok şey de olduğuna göre, tam bir özgürlüğe ulaştığımız asla söylenemez

73-Herkesin gözü dışarıdadır; ben gözümü içime çevirir, içime diker, içimde gezdiririm. Herkes önüne bakar, ben içime bakarım. Benim işim gücüm kendimledir. Hep kendimi seyreder, kendimi yoklar, kendimi tadarım. Herkes kendisinden başka şeylerinden peşindedir; hep kendinin ötesine gitmek sevdasındadır. Bense kendi içimde yuvarlanıp gidiyorum.
74-Başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.
75-İnsanlar yaşatarak yaşar birbirini ve hayat meşalesini birbirine devreder koşucular gibi.
76-Bir amaca bağlanmayan ruh yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır.
77-Vermede nasıl bir üstün olma niteliği varsa, almada da bir boyun eğme niteliği vardır.
78-Gideceği limanı bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez.

79-İnsan her yerde aynı insandır; bir insanın yaratılışında asalet yoksa, kainatın tacını giyse yine de çıplak kalır.

80-”Her işin bütün şartlarını ve sonuçlarını arayıp hesaplayan adam karar vermekte güçlük çeker; orta bir kafa da işleri görür, büyük küçük bütün teşebbüslere yeter.
Dikkat ederseniz en iyi işçiler nasıl iş gördüklerini aciz kimselerdir. buna karşılık, yaptıklarını çok iyi anlatan kimselerin elinden iyi işçi çektiği hiç görünmez.”

81-En iyi kanunlar az ve öz, en genel olanlardır. Bana sorarsanız kanunlar bizimkiler kadar çok olacağına hiç olmazsa daha hayırlıdır.”

82-Bugün hiçbir şey yapmadım, deriz. Bir şey yapmadım ne demek? Yaşadınız ya!

83-Ben, kitaplarımı yaratmadan önce, kitaplarım beni yarattılar.

84-Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgardan hayır gelmez.

85-Zaman ve olaylar öğrenen insana neler öğretmez ki!

86-Yüksek mevkilerde sağduyuya az rastlanır.

87-Madem ki ölümün önüne geçilmez, ne zaman gelirse gelsin

88-Krallar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar hiçbir
kötülük etmezlerse yeterince iyilik etmiş sayılırlar bana. Bütün
istediğim budur onlardan. Ama nasıl şükrediyorum tanrıya, varımı
yoğumu bana aracısız vermiş, beni yalnız kendisine borçlu kılmış
olduğu için! Nasıl yalvarıyorum ona gece gündüz beni hiçbir zaman,
kimseye karşı ağır bir minnet altına sokmasın diye! Ne mutlu bir
özgürlükle bunca zaman yaşadım: Onunla bitsin ömrüm!
Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak.

89-Bir insanın değerini anlamak istedim mi, kendinden ne kadar memnun olduğunu, söylediklerini, yaptıklarını, kendini ne dereceye kadar beğendiğini sorarım. Şu türlü mazeretleri pek dinlemek istemem: Bu işi laf olsun diye, şakacıktan yaptım.

90-Öyle gayretli kimseler vardır ki bütün arzuları aslında insanlara kötülük ve eziyet etmektir. Onları coşturan hizmet ettikleri erek değil, çıkarlarıdır. Savaşı haklı olduğu için değil, sadece savaş olduğu için kızıştırırlar.

91-Acele gecikmedir (Quintus)
Çabukluk kendisini engeller.(Seneka)
Denemeler – Montaigne

92-Bilge kendi mutluluğunun ustasıdır.
İsteyecek nesi kalır öyle bir insanın?

93-Ölmek isteyeni kurtarmak, öldürmekle birdir.

94-Dünyanın birden düzeleceği yoktur: ama insan kendini sıkan şey karşısında o kadar sabırsızdır ki, her ne pahasına olursa olsun ondan kurtulmak ister.
binlerce örnek de gösteriyor ki dünya böyle çabuk şifa aramaktan hep zarar görür.’

95-Kavuşabildiğimiz zevk ve nimetlerin hepsi mutlaka dertlerle, üzüntülerle karışıktır.”

96-Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır

97-Kitabımı az insanlar ve az yıllar için yazıyorum.

98-Sahibine göre değişir bir şeyin kıymeti,
Zarar görürse kötüdür, yarar görürse

99-Ölüm size ne sağken kötülük eder, ne ölüyken: sağken etmez, çünkü hayattasınız; ölüyken etmez, çünkü hayatta değilsiniz.”

100-Dünya hep dümdüz ileriye bakıyor; ben ise kendi içime çevirmişim gözlerimi. Kimseyle derdim yok, kendimden başka.

Montaigne denemeler kitabından seçtiğimiz..Montaigne sözlerinden 100 güzel sözünü okudunuz