Divan Edebiyatı Şairi Fuzuli'nin Sözleri

Fuzuli Sözleri, Divan Şairi Fuzuli’nin Sözleri

Fuzuli sözleri içeriğimizde, Gerçek adı Mehmed bin Süleyman Fuzûlî olan divan şairi Fuzuli’nin en güzel sözleri yer almaktadır

Fuzuli Sözleri Ve Alıntıları

Azelil ve bayağı olur safâ ve saygınlık sevilene yaraşır.

Aşk ayıbı zamandır, aşk canın belasıdır, aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad.
Kimseye verme ağlayıp inlemeyi benden gayrı; kimse perişan olmasın, aman!

Mende Mecnun’dan füzunaşıklık istidadı var, aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

Öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa.

Yar için ağyare minnet ettiğim aybeyleme, bağban bir gül için bin hare hizmetkâr olur.

Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım.

Zincir deliye gerektir.Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.

Aşk canın belasıdır!

Aşk derdinin yağmasından gönlümü ve canımı kurtarmaya çalışmam asla; amacım çapkın gözünün dikkatini çekebilmek içindir.

Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabip, bırak bana ilaç vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermanın beni helak edecek zehrin ta kendisidir.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

Aşka Dair Fuzuli Sözleri

Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak.

Aşk kalpten, dost sırttan vurur. Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.

Aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad.

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdanmurâdımşem’i yanmaz mı?

Hicran vuslatın gecesi ise; vuslat firakın şafağıdır fecridir.

Ey gönlüm! Ver canını sevgilin bir süzgün bakışına; bunun içindir çünkü seni bunca zaman canla başla beslediğim.

Göğsümü yar da gönlümün aşkla nasıl çırpındığını gör; pencere aç da her solukta havadan dalgalanan denize bak.

Bir ben vardır bende benden içeri.

Cana tamah etme can elbet geçicidir.

Aşktır ki vesairedir. Kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize.

Ateşli ahı dağı eritmekten aciz kalmış dağ eri Ferhat’ın. Ne yapsın miskin, işte o kadar imiş onun da aşkı.

Aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur.

Allah’ım! Yani aşk derdine tutsak etme hiç kimseyi ve ayrılık yarasıyla baş başa bırakma tanrım!

Güzellik olmasa aşk ortaya çıkmaz; aşk olmasa güzellik yüz göstermez.

Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden.

Cihanda eski usuldür fayda arayan zararı da istemiş olur sevgili isteyen eziyete hazırlanmalı; define arayan yılanı göze almalıdır.

Varlık gam tuzağıdır hür olmak yoklukladır.

Vuslat olunca ayrılıktan korkmak gerek.

Deliye hazine değil virane gerektir.

Dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur.

Başımın dönmesi, misk kokulu kâküllerinden; düşkünlüğüm ise, dağınık saçlarını hatırlamaktan.

Beklemek yaşamanın en acı veren, en korkunç halidir.

Canını cananına vermektir, kemali aşıkın. Vermeyen can itiraf etmek gerek noksanın.

Cesaret ve edep atalar mirasıdır.

Dünyaya ümit tutmak olmaz; asla ölümü unutmak olmaz.

Güzelliğin vasıflarını söylemek için söz çoktur; ama güzelliğin tatlılığına hiç söz yoktur.

Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde bela girdabından başka dönen kimse yok.

Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır; ilim ise koca bir dedikodu.

Zaman! Ah zaman! Hem dost hem düşman.

Öyle sarhoşum ki idrak etmezem dünya nedir,ben kimim? Sakî olan da kim? Mey-û sahbâ nedir?

Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.

Dünyada ümit bir direktir.

Ayrılık günü yüzüme perde çek ey kanlı gözyaşı! Ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin.

Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar, ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

Ne yanar kimse bana âteşî dilden özge, ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı.

Vuslat! Ah! Ne efsunkâr bir kelime ne kutlu bir an!

Yanağını görünce dün senin ey sevgili, fuzuli can verdi hemen ”canım var, ” deyip dururdu, meğer bir emanetçiymiş.

Nefes hesabıyla sona erince ömür ya bir kurtuluş ve muştu; ya bir başlangıç ve korkudur.

Onsuzluk yurduna varayım diyorsan eğer, varlığını yok eyle, tıpkı dünya gibi! Her gün dünyayı süsleyen güneş misali, çek eteğini gördüklerinden…


Ebedi sevgi ezelde takdir edildiyse bu kader kaza ile önlenebilir mi?

Evlad can cevherine bedeldir; evlad bırakan ad bırakır.

Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ”ne haldesin? ” diye sormuyorsun ya asıl dert bu.

Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili! Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır.

Güzellerin vuslatına talip olan, nefsin arzusudur;  Yoksa gerçek aşk için: ayrılık: ya da vuslat: fark etmez.

Tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır bir an bile aşk belasından uzak tutma beni.

Topraktan olanı toprağa vermek gerek.

İyi haber karınca hızıyla yürüyemezken kötü haber şimşek süratiyle yayılır.

Kızlar gizli gerek gizli olduğu için değerli değil midir hazine?

Varlık Allah’a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte o’ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi.

Aşıklar zelil ve bayağı olur safâ ve saygınlık sevilene yaraşır.

Aşk ayıbı zamandır, aşk canın belasıdır, aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad.
Kimseye verme ağlayıp inlemeyi benden gayrı; kimse perişan olmasın, aman!

Mende Mecnun’dan füzunaşıklık istidadı var, aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

Öyle kötü haldeyim ki halimi görenler mutlu olur zamanın çarkından kimin neşesiz bir gönlü varsa.

Yar için ağyare minnet ettiğim aybeyleme, bağban bir gül için bin hare hizmetkâr olur.

Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım.

Zincir deliye gerektir.Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil.

Aşk canın belasıdır!

Aşk derdinin yağmasından gönlümü ve canımı kurtarmaya çalışmam asla; amacım çapkın gözünün dikkatini çekebilmek içindir.

Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabip, bırak bana ilaç vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermanın beni helak edecek zehrin ta kendisidir.

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib kılma derman kim helakim zehri dermanındadır.

Aşk imiş her ne var âlemde. İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak.

Aşk kalpten, dost sırttan vurur. Kalbin iyileşir ama sırtın hep kambur kalır.

Aşksız güzellik bayağıdır; güzellikse aşk pazarında mezad.

Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdanmurâdımşem’i yanmaz mı?

Hicran vuslatın gecesi ise; vuslat firakın şafağıdır fecridir.

Ey gönlüm! Ver canını sevgilin bir süzgün bakışına; bunun içindir çünkü seni bunca zaman canla başla beslediğim.

Göğsümü yar da gönlümün aşkla nasıl çırpındığını gör; pencere aç da her solukta havadan dalgalanan denize bak.

Bir ben vardır bende benden içeri.

Cana tamah etme can elbet geçicidir.

Aşktır ki vesairedir. Kapına geldik aşkı öğret bize ve aşkını ver yüreklerimize.

Ateşli ahı dağı eritmekten aciz kalmış dağ eri Ferhat’ın. Ne yapsın miskin, işte o kadar imiş onun da aşkı.

Aynı şekilde cananını yani sevgilisini kendi canı için seven kişi yine kendi varlığını sevmiş olur.

Allah’ım! Yani aşk derdine tutsak etme hiç kimseyi ve ayrılık yarasıyla baş başa bırakma tanrım!

Güzellik olmasa aşk ortaya çıkmaz; aşk olmasa güzellik yüz göstermez.

Hasretle baktıkça sana, kanlı yaşlar dökülür gözlerimden. Kirpik oklarını gördükçe, delinir bağrım ta derinden.

Cihanda eski usuldür fayda arayan zararı da istemiş olur sevgili isteyen eziyete hazırlanmalı; define arayan yılanı göze almalıdır.

Varlık gam tuzağıdır hür olmak yoklukladır.

Vuslat olunca ayrılıktan korkmak gerek.

Deliye hazine değil virane gerektir.

Dünyada her kim ki canını, cananı için severse aslında yine cananını sevmiş olur.

Başımın dönmesi, misk kokulu kâküllerinden; düşkünlüğüm ise, dağınık saçlarını hatırlamaktan.

Beklemek yaşamanın en acı veren, en korkunç halidir.

Canını cananına vermektir, kemali aşıkın. Vermeyen can itiraf etmek gerek noksanın.

Cesaret ve edep atalar mirasıdır.

Dünyaya ümit tutmak olmaz; asla ölümü unutmak olmaz.

Güzelliğin vasıflarını söylemek için söz çoktur; ama güzelliğin tatlılığına hiç söz yoktur.

Kimsesizliğim o dereceye vardı ki, çevremde bela girdabından başka dönen kimse yok.

Dünyada her ne var ise kaynağı aşktır; ilim ise koca bir dedikodu.

Zaman! Ah zaman! Hem dost hem düşman.

Öyle sarhoşum ki idrak etmezem dünya nedir,ben kimim? Sakî olan da kim? Mey-û sahbâ nedir?

Selâm verdim; rüşvet deyüldür diye, selâmım almadılar.

Dünyada ümit bir direktir.

Ayrılık günü yüzüme perde çek ey kanlı gözyaşı! Ki gözüm o ay yüzlüden başka bir şey görmesin.

Bana, ne gönül ateşinden başka kimse yanar, ne de tan yelinden başka kimse kapımı açar.

Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır. İlim insanın cehlini alsa da, hamurunda varsa eşeklik; baki kalır.

Ne yanar kimse bana âteşî dilden özge, ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı.

Vuslat! Ah! Ne efsunkâr bir kelime ne kutlu bir an!

Yanağını görünce dün senin ey sevgili, fuzuli can verdi hemen ”canım var, ” deyip dururdu, meğer bir emanetçiymiş.

Nefes hesabıyla sona erince ömür ya bir kurtuluş ve muştu; ya bir başlangıç ve korkudur.

Onsuzluk yurduna varayım diyorsan eğer, varlığını yok eyle, tıpkı dünya gibi! Her gün dünyayı süsleyen güneş misali, çek eteğini gördüklerinden…

Ebedi sevgi ezelde takdir edildiyse bu kader kaza ile önlenebilir mi?

Evlad can cevherine bedeldir; evlad bırakan ad bırakır.

Ey âşıklarını dert edinmeyen sevgili! Senin bu umursamaz tavrın halimi perişan eyledi. Bir gün olsun ”ne haldesin? ” diye sormuyorsun ya asıl dert bu.

Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili! Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır.

Güzellerin vuslatına talip olan, nefsin arzusudur;  Yoksa gerçek aşk için: ayrılık: ya da vuslat: fark etmez.

Tanrım, aşk belasıyla beni tanıştır bir an bile aşk belasından uzak tutma beni.

Topraktan olanı toprağa vermek gerek.

İyi haber karınca hızıyla yürüyemezken kötü haber şimşek süratiyle yayılır.

Kızlar gizli gerek gizli olduğu için değerli değil midir hazine?

Varlık Allah’a aittir. Gerisi hep hayal ve düşten ibarettir. Bugüne dek bildiğim, bulduğum ve sahip olduğum her şey gerçekte o’ndan ibaret imiş. Zannım, hakikate yönelince sevgim de aşk oluverdi.

Fuzuli sözleri yazımızda Divan şairi Fuzulinin en anlamlı sözlerine yerdik umarız beğenmişsinizdir