güzel anlamlı sözler 2021, en manalı güzel sözler 2021

Bukowski Sözleri

Bukowski Sözleri 

Bukowski Sözleri Sayfamızda, Anlamlı Bukowski Sözleri, Bukowski Sözleri Kadınlar, Bukowski Sözleri facebook, Bukowski Sözleri Tumblr, En Güzel Bukowski Sözleri bulunmaktadır

Bu sayfamızı Ünlü yazar ; Bukowski Sözleri (Kadınlar) kitabı kısa alıntıları ve diğer kitap sözleri ile  hazırladık

BUKOWSKİ SÖZLERİ

Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır..

Aslında insanların gerçek yüzleri her zaman ortadadır.
Sadece bakmakta ve anlamakta geç kalırsın, Bu kadar.

Sonra dedim ki, “İnsanlara ne anlatırsan anlat ama , kendini anlatma. Bilirim, anlamazlar…

Hangi çiçek, diğerini “sarı açtı” diye ayıplar? Hangi kuş, “farklı ötünce” diğerine yasak koyar? Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.

Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar…

Acıya kahkaha atabilmek sanatsa eğer; Ben çok pahalı bir tabloyum…

Guvensiz kalplerimizi, Karektersiz insanlara borçluyuz

Öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarı

Zaman unutturmaz, uyuşturur.

Dünyadaki en saf insan olduğunu iddia eden kişiler, aslında şeytana danışmanlık yapabilecek kapasitede kişilerdir.

Topluma karşı kin beslemiyordum. Onlardan biri olmadığım gerçeğini çoktan kabullenmiştim.

Bir kadın bir erkeği 9.000 farklı biçimde öldürebilirdi.

Boşuna değildi insanların Tanrılara sığınması. Dayanılır gibi değildi yoksa.

Boş insanlarla içi dolu hayaller kuramazsınız.

Üşengeç değilsin, sadece mutsuzsun ve mutsuz insanlar yorgun olur, hiçbir şey yapmak istemezler.

Sadece kendini beğenmiş insanlar her soruya bir cevap ve öğütle karşılık verir

Kalbi kırmaya tek bir söz yeter; ama kırılan kalbi tamir etmeye ne bir özür, ne de bir ömür yeter.

Kaldığın yerden devam etmek diye bir şey yoktur.
Ya bıraktığın orada değildir,  ya da bıraktığın gibi değildir.

Yalnızlıkla beslenen biriydim; yalnızlığımı alırsanız yemeğimi ve suyumu almış kadar olursunuz. 

Yalnız kalamadığım her gün gücümden bir şeyler alıp götürür. Bununla övünmüyorum ama önemliydi benim için. Odanın karanlığı güneşti bana.

Bir protesto yürüyüşüydüm, tek başıma

Hayatınızda ki odunlar yalnızca cehenneminize yakıt oluyor, biriktirmeyin dostlarım.

Bir yazar için en kötü şey başka bir yazarla görüşmek, ondan da kötüsü, çok sayıda yazar tanımaktır. Aynı bok parçasına konmuş sinekler misali.

Kadınlar acı çekmek için yaratılmışlardı; sürekli sevgi sözcükleri duymak istemelerine şaşırmamak gerekir.

Bazı insanlar kendi kendine iyileşmek zorundadır. Kimseye yardıma ihtiyaçları olduğunu anlatmazlar, belli etmezler

Benim onda dokuzum ölü, ama yaşayan onda birimi silah gibi kullanırım.

Gayri meşru çocuk diye bir şey yoktur!  gayri meşru ebeveyn vardır sadece !

Kalabalığa karışmak için hiçbir özellik gerekmez Ama yalnız ve dik durmak için gerçekten çok şey gerekir. “

Herkes herkesi aynı sevemez. Kimileri gururunun yettiği kadar sever; Kimileri de ömrünün yettiği kadar..

Fazla ısrar etmemeli insan.Elinden gelenin en iyisini yapıp, beklemeli. Vazgeçeceği noktayı çok iyi bilmeli…’

Sözcükleri sen döşe; ben yorgunum.

Bir odanın kapısını kapatıp yalnız kalmak, her zaman hayatımın en güzel şeylerinden biri olmuştur.

Hep eksik hissettim kendimi yalnızken; iyi hissettiğim de oldu  ama hep eksik.

Riske girmemek, kaybetmemek, aynı yere dönmemek sadece ölülere mahsustu.

Bazı duyguları, bildiğin kelimelerle açıklayamazsın. Sen en yakın kelimeyi seçersin, aradığın kelime kesinlikle o değildir.”

Nâzik olursan çarmıha gererler adamı.

Seçilmiş bir yalnızlık insanın sahip olabileceği en büyük lükstür

İnsanın kendi ile yüzleşme korkusundan başka bir şey değil, yalnız kalma korkusu.

Burada iki şeye tahammül edemeyiz asker kaçaklarına ve teşhircilere.”

Hırsızlar arasında şeref ha? Ülkeyi güçlü tutun ki soyabilesiniz.”

İnsanın en büyük hatalarından biri de, Doğru zamanı yanlış kişilerle doldurmaktır.”

Sonra baktım ki, kendimi en güvende hissettiğim yer Oturduğum ‘üçlü koltuk’.

Mutlu olanların hepsi uyuyor şimdi. Mutsuz olanlara selâm olsun..Milyon kere ölmüşüm ben inanıp bekleyerek. 

Odanın birinde tavandaki çatlaklara bakarak, telefon bekleyerek, bir mektup, bir kapı çalışı, bir ses, bir nefes.

Şiir yazmanın insanı uçurumun kenarına sürükleyen bir yanı var. Herkesin tehlikeli bir görünümü vardı bu dünyada.

Hiçbir şey olmamış gibi davranmanı isterler, Onlar gibi davranmanı isterler, bir onlar akıllı çünkü !

Afrikaya ilaç göndermeye karar vermiştik; fakat hepsinin üzerinde “Tok karnına” yazıyordu.

Nefret ettiğin insanla iyi geçinme çabasına siz medeniyet diyorsunuz, ben sahtekarlık diyorum. O yüzden anlaşamıyoruz.

Her yerde dünyanın duvarlarına tutunmaya çalışırız.

Bazı insanları acı büyütür ve yaşatır. Acı çekmeden, o korkunç yalnızlığı tatmadan kendisi olamaz bazı insanlar. 

Ne zaman ki en sevdikleriniz yan çizer, ne zaman ki birer birer düşürür herkes maskesini, ne zaman ki yalnızlıktaki o muhteşem gücü keşfedersiniz, o zaman başlarsınız gerçekten yaşamaya.”

Birine ihtiyaç duyuyordu insan..Etrafında öyle biri yoksa onu sen yaratmak zorundaydın, olması gerektiği gibi birini yaratırdın. İnsanın kendini aldatması ,hile yapması gibi bir şey değildi bu..

Bebek, neden baskaları arabaları ile bize çarpmaya çalışıyorlar? 

Çünkü mutsuzlar ve mutsuz insanlar acı vermeyi severler, annem. Mutlu insan yok mu Mutluymuş gibi yapan çok insan var Neden? Çünkü utanıyolar, korkuyolar itiraf edecek cesaretleri yok.”

Üniversite yaşamı yumuşak ve gerçeklerden uzaktı. Dışarıda, gerçek dünyada seni nelerin beklediginden söz etmiyorlardı. Beynini teorilerle dolduruyor, kaldırımların ne kadar sert oldugunu söylemiyorlardı.

Üniversite tahsili insanı sonsuza dek mahvedebilirdi. Kitaplar yumuşatıyordu insanı. Kitabını bırakıp sokağa çıktığında kitapların sana söz etmedikleri şeyleri bilmek zorundaydın.